Kibar, entel bir tip. Çok heyecanlı ve sürükleyici bir sohbeti var. Aynı masada oturuyoruz. Anlatıyor da anlatıyor, çok yer gezmiş görmüş belli. Sohbetin konusu restoran ve işletmeler. Buralardan bahsederken bir yerin ismi geçti. Çok kazık ve pahalı olduğunu söylüyorlar.
“Siz kazık yer görmemişsiniz” diyor. İzmir Alaçatı’da bir kafe restorandan bahsediyor. Buraya gece yarısına doğru iki arkadaş uğramışlar. Birisi bir duble rakı, diğeri de bir kadeh şarap istemişler. Pahalı şeyler değil bunlar. Hesap geliyor kabarık; şaşırıyorlar. Nedir ki bunun maliyeti deyip hesaba itiraz ediyorlar.
Garsona müdürün gelsin diyorlar. Sorumlu müdür geliyor. Müdüre “Ayıp değil mi? Bu kadar maliyet bunun neresinde? Siz milleti kazıklıyorsunuz” diyor. Sorumlu müdür “Efendim biz geçiriyoruz” deyince ortalık birden gerginleşiyor. “Ne demek istiyorsun sen? Ben bu hesabı ödemem” diyor entel bey. Sorumlu müdür; “Peki beyefendi yarın sizi bekliyorum, misafirimsiniz” diyor. Dayak yiyeceğiz derken böyle bir cevapla karşılaşıyorlar.
Ertesi gün misafir oluyorlar müesseseye. Sohbet başlıyor, müessese müdürü; “Sizi tebrik ederim. İlk defa hesaba itiraz eden sizsiniz. Bizler içeceklerin fiyatını düşükten başlatıp kademeli olarak yükselttik. Örneğin kahve iki lira iken üç liraya, derken beş liraya çıkarttık, itiraz eden olmadı, aksine satışımız arttı. Sekiz ve on liraya çıkarttık, çok güzel çok kaliteli dediler. Fazlasıyla içmeye devam ettiler. Diğer kalemlerde de aynı taktiği uyguladık. Biz fiyatı yükselttikçe satışımız arttı, kaliteli ve güzel olmuş dediler. Böylece biz ne kadar geçirirsek büyük ilgi gördü. O yüzden biz hep böyle geçiriyoruz” dedi.
Evet, sohbet uzadıkça koyulaştı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamışlardı bile. Kanka oldular ve buraya daha çok uğramaya başladılar. Anlamadığımız husus, insanlar neden her şeye hemen boyun eğiyorlar? Sorgulamamız ve araştırmamız gerekmez mi? Her söylenen doğru değildir. Her sunulan kaliteli değildir. “İşine gelirse arkadaş…” dedirtmemek lazım.
Bazı tipler vardır, hesap kabarık olunca prestij meselesi yaparlar. Düşük hesap onlar için onur kırıcıdır. İnsanlar biraz ayrıcalık istiyorlar. Farklı olduklarını hissetmek istiyorlar. İlgi, alaka ve hürmet bekliyorlar. Kimisi parasıyla buna kavuşuyor, kimisi de bilgi, beceri ve sagınlığıyla elde ediyorlar. Her ne olursa olsun, onurumuzu ve şerefimizi ayaklar altına aldırmamalıyız değil mi?..